Anayasa Mahkemesi’nden E-Ticaret Platformlarının Tüketiciye Karşı Sorumluluğuna İlişkin Önemli Karar
2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2024/187, K.2026/42 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile;
-
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (“Tüketicinin Korunması Kanunu”) 48’inci maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinde yer alan “…ile 11 inci…” ibaresi ile,
-
- 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un (“Elektronik Ticaret Kanunu”) 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının tüketici sözleşmelerine ilişkin kısmının,
Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verilerek iptaline hükmedilmiştir.
Karar kapsamında Anayasa Mahkemesi, Elektronik Ticaret Kanunu’nun 9’uncu maddesini yalnızca tüketici sözleşmeleri bakımından incelemiştir. İlgili hüküm uyarınca, diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ile bu içeriğe konu mal veya hizmetlere ilişkin hukuka aykırı hususlardan sorumlu tutulmamaktaydı.
Bunun yanında, Tüketicinin Korunması Kanunu’nun iptale konu hükmü uyarınca, aracı hizmet sağlayıcılar tüketicilerin ayıplı mala ilişkin olarak Tüketicinin Korunması Kanunu’nun 11’inci maddesinde düzenlenen seçimlik haklarının kullanımından sorumlu tutulmamaktaydı.
Anayasa Mahkemesi, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının günümüzde yalnızca alıcı ve satıcıyı bir araya getiren pasif aracılar olarak değerlendirilemeyeceğini; kimi hallerde satış süreçleri, ödeme sistemleri, ürünlerin listelenmesi ve tüketiciye sunulması üzerinde önemli ölçüde etki ve kontrol sahibi olduklarını vurgulamıştır. Mahkeme, platformların bu ölçüde etkin rol üstlenmesi durumunda tüketiciye karşı sorumluluktan tamamen muaf tutulmasının, tüketicinin korunması amacına aykırı olduğu ve devletin tüketiciyi koruma yükümlülüğü ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşarak karara konu düzenlemelerin iptaline karar vermiştir.
Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, tüketicilerin ayıplı mallara ilişkin olarak Tüketicinin Korunması Kanunu’nun 11’inci maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını (bedel iadesi, ücretsiz onarım, ayıpsız misli ile değişim veya ayıp oranında bedel indirimi talebi) yalnızca satıcıya değil, ilgili aracı hizmet sağlayıcıya karşı da ileri sürebilmesinin önündeki kanuni engel ortadan kalkacaktır. Bu yönüyle karar ile, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının tüketiciye karşı hukuki sorumluluğunun kapsamının genişletilmesine yönelik yolun önünün açıldığı değerlendirilmektedir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin Elektronik Ticaret Kanunu’nun 9’uncu maddesine yönelik iptal kararı yalnızca tüketici sözleşmeleri bakımından verilmiş olup, tüketici sözleşmeleri dışında hukuki sorumluluk doğurabilecek hususlar bakımından Elektronik Ticaret Kanunu’nun 9’uncu maddesindeki sorumsuzluk rejimi uygulanmaya devam edecektir.
Anayasa Mahkemesi, ortaya çıkabilecek hukuki ve teknik uyum ihtiyaçlarını dikkate alarak iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Buna göre söz konusu hükümler 2 Mart 2027 tarihinde yürürlüğe girecek olup, bu tarihten itibaren elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının tüketicilere karşı sorumluluğunun önemli ölçüde genişlemesinin önündeki hukuki engel ortadan kalkmış olacaktır.
Konuya ilişkin detaylı bilgi almak için ekibimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

